Merhaba Ziyaretçi!

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Aykırı Bir Yazı
#1
Değerli arkadaşlar,

Başlıkta da belirttiğim gibi, bu yazı bazılarınız için aykırı bir yazı olacaktır, bunu peşinen hatırlatmamda yarar görüyorum.

Malumunuz, ülkemizde 3d sitelerinin hemen hepsinde, "sanat galerisi" ya da benzer isimlerde galeriler bulunuyor. Site yönetimlerinin beğenileri tescil etmesi manasına gelen bu uygulamada belirli seçim kriterleri gözetiliyor. Benim görebildiğim kadarıyla da, bu seçimler yapılırken çok ağırlıklı olarak render kalitesine bakılıyor. Render kalitesi ise, çalışmanın "gerçekçilik" oranına göre değerlendiriliyor. Çoğu zaman, tamamına yakını hazır modellerden oluşan çalışmalar, iyi render edildikleri için kendilerine galerilerde yer bulabiliyorlar ve böylece çalışmayı yapan kişi taltif edilmiş oluyor. Benim bu sisteme temelde itirazım yok.

Hiç kuşkusuz ki, gerçekçilik günümüzde çok önemli bir kavram. Oysa, bana göre bir çalışmanın "Sanat Galerisi" adı altında bir galeride olabilmesi için, gerçekten sanat değeri taşıması gerekir. Söz gelimi, banyodaki fayansları, lavaboları filan gerçek fotoğrafa benzeten bir kişi bana göre sanat yapıyor sayılamaz... Olsa olsa, "banyo görselleştirmesi" yapmış olur. Eskilerin kullandığı kelimelere göre; bunun adı "sanat" değil, "zanaat" olmalıdır. Özellikle ticari çalışmalarda örneklerine sık sık rastlamaktayız bu durumların... İnternetten toplanan ev eşyası modellerini belli bir düzende dizip, daha önce belki 100 defa kullanılan, ezbere alışık olunan ışıkları ve ayarları yerleştirip, "render" komutu verip beklemek sanat olabilir mi sizce? Hele bir de kullandığı bilgisayar güçlü olup, ayarları gönlünce açabilen kişiler daha iyi sanatçılar mıdır?

Lütfen yazının gidişatına bakarak, kendimi sanatçı saydığımı, bunun ukalalığı içerisinde olduğumu düşünmeyin. Her fırsatta içten bir biçimde söylediğim üzere, ben kendim "sanatçı" kelimesinin "s" harfini bile henüz hak etmemiş bir amatörüm. Bu kadar net söylüyorum bunu ve inanarak söylüyorum, sırf mütevazilik olsun diye değil kesinlikle...

Bence bir çalışmaya "sanat eseri" diyebilmek için, o çalışmanın bir ürün kataloğundan fırlamış olmaması ilk şarttır. Bir sanat eserinin, içinde mutlaka bir ruh barındırması, anlattığı birşeyler olması gerekir. Daha da ileri gidersek, içimizde bir yerlere dokunması, bizi alıp bir yerlere götürmesi gerekir. Şöyle bir örnek verirsek, sanırım yanlış olmayacaktır: Ülkemizde "Hababam Sınıfı" adında birkaç film var biliyorsunuz. (Yeni ve berbat olanlardan bahsetmiyorum, Tarık Akan'lı, Şener Şen'li, Kemal Sunal'lı, Adile Naşit'li, Münir Özkul'lu Hababam'dan bahsediyorum). Ben henüz o seri filmi beğenmeyen bir tek kişiye bile rastlamadım. Bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Yine şahsi fikrimce Hababam, herkesin hayatındaki önemli bazı yerlere dokunduğundan, izleyen herkes kendisinden birşeyler bulduğundan, filmdeki karakterlerin bir kısmını kendi çevresindeki gerçek karakterlerle özdeşleştirdiğinden beğenir. Hangimizin hayatında Mahmut Hoca, Badi Ekrem, Güdük Necmi, İnek Şaban olmadı ki?

Konuyu dağıtmayayım; 3d sitelerinde binlerce "salon çalışması, binlerce "mutfak çalışması", belki onbinlerce "iç mekan, dış mekan" adı altında çalışmalar görürüz. Genelde çoğu birbirine benzer. Eşyaların yerleri ve renkleri değişir, ama çalışmadaki "showroom" havası ve ruhsuzluk değişmez. Pek çoğu, ilk yapıldığı halin üzerinden revize edilirken, sanatçının objektifini yansıtarak değil, müşterinin "bu koltuklar yeşil olsun, bu tv ünitesi lake ceviz olsun" türündeki revizeleri ile değiştirilerek son şeklini bulur. Bir de üzerine zevksiz ve görgüsüz bir müşteri ise, faciaya benzeyen sonuçlar çıkabilmektedir. Bu durumun başka sakıncaları da yok değil. Bazı kişiler eleştirilerin bir kısmını göğüsleyebilmek adına "müşteri öyle istedi, ben naapiyim" mazeretine sığınırken, bir kısmı da topu referans resme atmaya meyillidir. Oysa referans resmi aynen kopyalamak da bence bir sanat olamaz!!! Olsa olsa, kopya olur... Referans resimler, aynen taklit edilmek için değil, oradan yola çıkarak kendi içimizdeki ilhamları katı modele dönüştürebilmek için bir çıkış noktası olabilir ancak...

Bu yazdıklarım ticari çalışma düşmanlığı da değil, bunun da altını çizeyim... Ancak, benim fikrimce ticari çalışmalar ayrı bir kategoride değerlendirilmeli, sanat amacıyla yapılan çalışmalar ayrı bir kategoride değerlendirilmeli. Ekmeğini bu işten sağlayan arkadaşlara tabii ki saygım sonsuz... Tek derdim, "sanatkar" ile "zanaatkar" arasındaki farkı bilelim ve gerçekçilik kavramının herşey demek olmadığını anlayalım. Dünyada iz birakmış, eserleri milyonlarca dolar olarak ifade edilen büyük sanatçılar, eserleri gerçekçi oldukları için değil, esere bakanlarda iz bıraktıkları için o şöhreti yakalamışlardır. Söz gelimi; Picasso, Van Gogh, Da Vinci gibi müthiş isimlerin eserlerine baktığınız zaman gerçekçilikten eser dahi göremezsiniz...

Gecenin bu saatinde nereden esti bilmiyorum ama, biraz "bam tellerinize" basmak istedim. Tabii kendi bam telim de buna dahil... Amacım, bu konudaki kendi düşüncelerimi sergilemek de değil, asıl amacım bu önemli konuyu siz değerli arkadaşların görüşlerine ve tartışmalarına açmaktır. Her fikir veya görüş kendi içinde değer taşır, dolayısıyla fikir ve görüşlerinizi esirgemeden bu konuda paylaşırsanız, genel eğilimler hakkında hepimiz bilgi sahibi olabiliriz. Hatta neticede benim savunduğum düşünceleri de çürüten arkadaşlar çıkabilir, ki böyle bir durum da inanın beni mutlu eder...

En derin sevgi ve saygılarımla...
Eğer siz Newton iseniz, başınıza düşen elma bir aksilik değildir.
Cevapla
#2
Ynt: Aykırı Bir Yazı

        Cem Bey yazınızı son satırına kadar okudum. Çok güzel bir yere değinmişsiniz kuşkusuz. Birşeyi sıfırdan oluşturmak, ona ruhunuzdan bişeyler katmak, insanlarda heyecan yaratmak ile; kaliteli render alıp gerçekçiliği yakalasa bile sanat değeri taşımayan çalışmaları ayrı yerlere koymamız gerektiğini söylüyorsunuz. İnanın bunda sizinle aynı fikirdeyim. Ama birde şöyle düşünün. Diyelim lafın  gelişi iki galeri açtık. Biri sanat galerisi, biri zanaat galerisi... Hiç kuşkusuz zanaat gelerisi, mimari, mekanik modellemelerle,araba modellemeleriyle dolardı. Fakat sanat galerisinde kaç çalışmamız olurdu? 10 sene boyunca yayın yapsak, bu sayı 20 yi geçemezdi. Neden biliyormusunuz? Çünkü ülkemizde henüz bu iş sanat için yapılmıyor, daha çok işlevsel olarak kullanılıyor. Tabi bu konuları ayıracak lükse sahip olamıyoruz.
          Başka sitelerin galerilerine bakın bir. Mimari çalışmalar çok azdır. Çoğu fantastik ve bir hayal gücünün eseridir. Ama onlara dünyanın hertarafından gün içinde yüzlerce çalışma geliyor. O zaman hareket alanları ve seçme özgürlükleri oluyor. Bizim ülkemizde de bu konuda ustalar yetişmedikçe, bizim bu konu da özgürlüğümüz olmayacak.
Cevapla
#3
Ynt: Aykırı Bir Yazı

Belki Tasarım Galerisi olabilir, en azından kişinin şahsına münasır tasarladığı mekan,araba,mekanik obje vs gibi..Yani ticariler bir yana ayrılabilir, şahısa ait tasarımlar bir yana örneğim, Salvador Dalinin Leda Chairi kendi modelleyip render etmek yerine ben bir sandalye tasarlamıştım ve modelledim render'ı da bu demek daha iyi bir bakış açısı sağlamaz mı?
En ağır işçi benim, gün 24 saat seni düşünüyorum....

:)
Cevapla
#4
Ynt: Aykırı Bir Yazı

"SİNANSOYLU" Adlı Kullanıcıdan Alıntı:        Cem Bey yazınızı son satırına kadar okudum. Çok güzel bir yere değinmişsiniz kuşkusuz. Birşeyi sıfırdan oluşturmak, ona ruhunuzdan bişeyler katmak, insanlarda heyecan yaratmak ile; kaliteli render alıp gerçekçiliği yakalasa bile sanat değeri taşımayan çalışmaları ayrı yerlere koymamız gerektiğini söylüyorsunuz. İnanın bunda sizinle aynı fikirdeyim. Ama birde şöyle düşünün. Diyelim lafın  gelişi iki galeri açtık. Biri sanat galerisi, biri zanaat galerisi... Hiç kuşkusuz zanaat gelerisi, mimari, mekanik modellemelerle,araba modellemeleriyle dolardı. Fakat sanat galerisinde kaç çalışmamız olurdu? 10 sene boyunca yayın yapsak, bu sayı 20 yi geçemezdi. Neden biliyormusunuz? Çünkü ülkemizde henüz bu iş sanat için yapılmıyor, daha çok işlevsel olarak kullanılıyor. Tabi bu konuları ayıracak lükse sahip olamıyoruz.
          Başka sitelerin galerilerine bakın bir. Mimari çalışmalar çok azdır. Çoğu fantastik ve bir hayal gücünün eseridir. Ama onlara dünyanın hertarafından gün içinde yüzlerce çalışma geliyor. O zaman hareket alanları ve seçme özgürlükleri oluyor. Bizim ülkemizde de bu konuda ustalar yetişmedikçe, bizim bu konu da özgürlüğümüz olmayacak.

Söylediklerinize katılıyorum, yabancı sitelerde durum farklı elbette. Ancak sizin dediğiniz gibi, yılda 20 tane sanat eseri bile gelse, orada 20 adet olarak kalması gerek ki, insanlar bunun daha nadir olduğunu ve diğerinin sanat değil, sadece bir meslek olduğunu daha net anlayabilirler. Daha net anladıklarında ise, söz gelimi mekanik bir modelleme yapan kişi kendini sanatçı zannetmez. Ola ki, birileri heveslenir de, bu işi sanat için yapmaya gayret eder...

Ben dikkat ediyorum da, bu işe yeni başlayanlar bile hemen işin kolayına kaçıp, binlerce örneği olan türde çalışmalara yöneliyorlar. Eskitme türündeki kaplamalarla uğraşmak yerine, bol yansımalı, tabiri caizse "cillop gibi" kaplamalarla, pırıl pırıl ortamlar oluşturuyorlar gidiyor. Çok açık konuşmak gerekirse, bu türden çalışmalara yorum yazarken bile insan zorlanıyor...

Uzun lafın kısası, o tür işlere de karşı değilim, ancak o tür işleri yapanlara "sanatçı" sıfatının verilmesi bence biraz fazla geliyor...
Eğer siz Newton iseniz, başınıza düşen elma bir aksilik değildir.
Cevapla
#5
Ynt: Aykırı Bir Yazı

"tolgaonem" Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Belki Tasarım Galerisi olabilir, en azından kişinin şahsına münasır tasarladığı mekan,araba,mekanik obje vs gibi..Yani ticariler bir yana ayrılabilir, şahısa ait tasarımlar bir yana örneğim, Salvador Dalinin Leda Chairi kendi modelleyip render etmek yerine ben bir sandalye tasarlamıştım ve modelledim render'ı da bu demek daha iyi bir bakış açısı sağlamaz mı?

Kesinlikle haklısınız. Günümüzde dünyada en iyi gelir getiren işlerden bir tanesi tasarımdır. Modanın yaratıcıları dediğimiz kişiler bile, tasarım yeteneklerini kıyafetlere yansıttıkları için ünlü olurlar. İyi tasarıma sahip tüm ürünler mutlaka hak ettiği yeri bulur. Ülkemizden çıkan çok önemli tasarımcılar olmasına rağmen, 70 milyonu aşan nüfusumuzla kıyaslandığında çok çok nadir çıktıklarını söylemek mümkün... Dolayısıyla, tasarım yönünde de heveslendirilmeyi bekleyen insanlar olduğunu düşünüyorum.
Eğer siz Newton iseniz, başınıza düşen elma bir aksilik değildir.
Cevapla
#6
Ynt: Aykırı Bir Yazı

Çok sert hatta ivana sert bir yazı olmuş :) Şaka bir yana haklısın abi ben söylediklerinden kendimede pay çıkardım. Söylediklerinede katılıyorum. Yüreğine sağlık.
Tasarımın gヅlen yüzü… www.muratguler.net
3D Max Çalışmalarım... http://muratguler.cgarena.com/

[img width=300 height=12]http://i1081.photobucket.com/albums/j342/graffixmurat/alt-ksm.jpg[/img]
Cevapla
#7
Ynt: Aykırı Bir Yazı

"Destruction" Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Cem abi beni biraz tanıyabildiysen bu konuda sana sonuna kadar katıldığımıda biliyorsun demektir...
Ben şimdiye kadar hiç bir çalışmamda hazır model kullanmadım  iç mekanda gerçekçiliği çok rahat yakalaya bildiğim halde hiç üzerine düşmedim sanat galerisine girmek gibi bir azmim olmadı.
3d max de çok acemi olduğum halde hep zor sahneleri ( benim için zor tabi başkaları için çok kolay olabilir :) ) yapmaya çalıştım başarılı oldum veya olmadım o önemli değil önemli olan benim içimden gelen bir sahneyi yapmaya çalışmış olmam.

%100 haklısın, bir çalışmayı inceleyip, o ekranı kapattığımızda damağımızda bir tat bırakmalı. Sizin çalışmalarınızda bu tadın kaldığını çok rahatlıkla söyleyebilirim.

"apprentice" Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Çok sert hatta ivana sert bir yazı olmuş :) Şaka bir yana haklısın abi ben söylediklerinden kendimede pay çıkardım. Söylediklerinede katılıyorum. Yüreğine sağlık.

Valla aslında yazıyı sert olsun diye yazmadım, galiba gerçeklerin kendisi sert. :-)))) Ben de birkaç defa ticari animasyonlar yaptım mesela. Onları hiçbir yerde yayınlamadım bile. Çünkü onlar benim yarattığım eserler sayılmazdı. İlhamı benden değil, müşterimin dikte ettiği hususlardan oluşuyordu. Şu anda da ticari bir proje yapıyorum, ancak bunun bir iş olduğunu bildiğimden, keyifle yapmak yerine, mesai saati dolduruyor havasındayım...

Katılımın için çok teşekkürler...
Eğer siz Newton iseniz, başınıza düşen elma bir aksilik değildir.
Cevapla
#8
Ynt: Aykırı Bir Yazı

Bence sert bir yazı değil (murat hocam kalbine sakın bir şey gelmesin cem hocanın yazı sı için yazıyorum sen sert diye latifene karşılık değil belirtmek isterim) cem hocam.

Ticari çizim dediğiniz gibi kişinin arzusuna hayal gücüne bağlı bir şey değil hatta şöyle bir durum var şu renk olmasaydı dediğimizde patron böyle istedi yorumlarınıda okuyoruz.

Tabiki de ticari çalışma yapanlar emek harcıyor harcamıyorlar değil ama kişi internet üzerinde saatlerce hatta aylarca yapılan  bilmem ne VOL model serisi içinde almış olduğu modeli ki buna kaliteli materiyallerde dahil yapbozun içine koyup müşterisine hatta patronu na beğendiriyordur.

Ama bu dediğiniz gibi sanat değil ticari işten dolayı zanaat tır diyebiliriz.

Bana sorarsan sanat nedir diye internet üzaerinde hiç bir referans alınmadan bir sabah kalkan kişinin hayal dünyası içinde kalp ve duydularınıda yapmış olduğu çalışmaya zerk etmesidir.

Ama güzel bir şeyler çıkar ama çok güzel bir şeyler çıkar o duygu ve düşüncelerinden çıkan iştir.

Mesele sıfır poligondan düşünce dünyasından çıkarmış olduğu çalışmalardır.

Galeriler bence o kadar önemsenecek bir yapı taşı olarak görülmemelidir diye düşünüyorum.

Bu gün 3d totale giremeyen çalışmalar vardır hatta cg arenaya giremeyen yine çalışmalar vardır ama demek olmuyorki o giremeyen çalışmalar kötü.

Cg arenaya şöyle bakıldığı zaman organik dışında o kadarda ahım şahım işler yok bizim sitemizde eklenen araba çalışmaları bence ordakilerden daha kaliteli .

Buraya ekledinmi 20 kişi yorum bırakıyor orda bir kaç kişi seçip güzel diye afişe ediyor.

Ben şahsımca topluluk içinde beğenilene bakarım yoksa 3-5 kişi seçmiş çokta önemli değil  önemli olan kişinin kendisinin önece beğenip haz kazandırması ve çevresindeki insanlara aldığı oan ki hazzın aynısını yaşatması gerisi boş.





Şimdi yukarda iki çalışma var biri cg renada biri bizim sitede  bana sorarsan hangisinden haz aldın tabiki feridun abinin çiziminden neden dersen evvela bir manası var ve ortamın güzelliği şimdi yukardaki çaışma alkışlanacak kadar güzelmi bana sorarsanız beşpara etmez photoshop manyağı bir çalışma diyebilirim.

Sanat var sanatcık var bilmiyorum belki ben ters düşünüyorum ama bana sorarsan benim doğrularım bu.

Herkesin tabiki de düşüncelerine sonsuz saygım var .

Saygılarımla..........
        Vazgeçmek kaybetmektir.
Cevapla
#9
Ynt: Aykırı Bir Yazı

Evet, benim tam da bahsettiğim şey bu işte, güzel bir örnek olmuş Feridun Abi'nin çalışması. Tek bir kare render olsa da, birçok şey anlatabiliyor. Söz gelimi, kimileri bu sahnede tekerlekli sandalye sahibinin intihar ettiğini, kimileri ise biraz yüzdükten sonra geri döneceğini düşünebilir. Belki farklı fikirler de olabilir elbet. Ama bir salon çalışmasına baktığınız zaman, bu tür duygular, hayaller aklınıza gelmez.

Katılım için teşekkür ederim...
Eğer siz Newton iseniz, başınıza düşen elma bir aksilik değildir.
Cevapla
#10
Ynt: Aykırı Bir Yazı

Cem güzel Türkçe ve ifade tarzınla çok yerinde doğru bir konuya değinmişsin.
Sonuna kadar katılıyorum. Orhan'ın eklediği renderlar (her ikisi de) çok güzel.
Galeriler olabilir;
- Sanat Galerisi ( Hazır malzeme olmayan tabi)
- Tasarım Galerisi ( Hazır malzeme olmayan yine)
- Ticari Galeri
Cevapla


Konuyu Paylaş: 


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
© Powered By MyBB, © 2002-2015 MyBB Group.