Merhaba Ziyaretçi!

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bizim çocukluğumuz
#1
Facebookta gördüğüm bir yazıyı paylaşmak istedim arkadaşlar.

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . .

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi...
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
        Vazgeçmek kaybetmektir.
Cevapla
#2
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Çok güzel bir yazı Orhan abi ufaktan çocukluğum aklıma geldi.

Paylaşım için Teşekkürler....
Cevapla
#3
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Orhan hocam, hepside çok doğru, aynı beni anlatmış
paylaşım için teşekkürler
o_O This Is My Life o_O
Cevapla
#4
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Rica ederim.
        Vazgeçmek kaybetmektir.
Cevapla
#5
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Eski soğuk Erzurum sokaklarında ölürcesine oynadığım futbol maçlar geldi birden aklıma :(
Tasarımın gヅlen yüzü… www.muratguler.net
3D Max Çalışmalarım... http://muratguler.cgarena.com/

[img width=300 height=12]http://i1081.photobucket.com/albums/j342/graffixmurat/alt-ksm.jpg[/img]
Cevapla
#6
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Akşamları sakşambaç oynardık, kimse ses çıkarmayın , gürültü yapyorsunuz demezdi çünkü, her ev müstakil ve oynayan çocuklar bu müstakil eclerin çocuklarıydı, Bisikletlerin tekerleklerine çokomel plastik ambalajı bağlardık motor gibi ses çıkarsın diye,Gazete kağıtlatından para yapar bankacılık oynardık.Su bidonun üzerine para koyardık sucu gelince suyu doldurur parasını alırdı,para kaybolmazdı,Arkadaşı çağırmak i.in kapılarını çalardık "tak tak tak "diye, apartmanın kapı zili üzerinde isim aramazdık.Bayramda para toplar , şeker toplar torba torba doldurup eve gelirdik.Misket oynardık en çokta kuyu oyununu severdim.Dokuz taş oynamak için taş aaramazdım çünkü heryerde taş vardı, alınan köürün içinden çıkan gri taşlar bile işimizi görürdü.Sokak ta halı yıkanırdı, onun akan suyunun önüne kum koyar baraj yapardık.Küçük metal arabalarımız vardı asflat olmayan yol üzerinde ü parmakla yol yapar onları bu yolun üzerinde yürütürdük.beş parmakla yaptığımız yol ana yol olurdu bu yol iki üç ev ilerideki komşuların evinin oraya kadar giderdi.Kağıttan şeydan uçurtması yapardık , oda hep olduğu yerde döner döner bir türlü dengeli uçmazdı bir süre snra denge ipinden kopardı.Kosa şekerlerimiz vardı çepte şıkır şıkır sesler çıkarırdı.Yeni bisitler alındıında vites sayısının çokluğunda değil, dolma tekerlekmi , şişme tekerlekmi olduğu konusunda hava yapardık.Okuldan şıkınca paltoların sadece çapkasını kafaya yerleştirir, şövalye gibi atın üstünde gidiyormuş gibi koştururduk.Koışar koşar soğuk su içer hasta olurduk.Anenelerimiz , akşam oldumu bağırarak eve çağırırdı.Elimiz ayaklarımızda tozla terin birleşiminden dolayı şekiller oluştuturdu.O zaman apartman yoktu , kışın tek katlı evlerin çatılatından buzlar sarkan izde onları kar toplarıyla düşürmeye çalışırdık...daha neler var neler ama başınızı fazla ağrıtmayayım..
Saygılatıma Orhan abi
Cevapla
#7
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Ne baş ağrıması ilker nede güzelmiş teşekkürler paylaştığın için.
        Vazgeçmek kaybetmektir.
Cevapla
#8
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Elinize düşüncenize sağlık. Daha bu iyi halimiz.
www.yunusilkay.com
Yandex Disk üyeliği almak için:
https://disk.yandex.com.tr/invite/?hash=8Y1IU7RK
ynsilky.cgarena.com
Cevapla
#9
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Eline sağlık Orhan hocam. Böyle yazıları çok seviyorum. Bir yandan da apartman dairesine sıkışmış çocukları düşünüyor, oğlum için üzülüyorum.
Cevapla
#10
Ynt: Bizim çocukluğumuz

Hayat o kadar hızlı yok ediyorki herşeyi yüzümüzün düz hali nasıl deforme olup kırışıklar oluyorsa hayat gidişatımızda aynı oranda deforme oluyor.
        Vazgeçmek kaybetmektir.
Cevapla


Konuyu Paylaş: 


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
© Powered By MyBB, © 2002-2015 MyBB Group.