Merhaba Ziyaretçi!

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Lem Yelid Velem Yuled Aşk'ı
#1
Bu defa ayrı konuşturulacaktım.İlk hamle zordur. İlk cümleyi doğurmanın güçlüğü kadar. Ne kitaba baktırılıyorum nede deftere alınıyorum. Yazarken âdetâ kopyadan men ediliyorum.Kimsenin sesini soluğunu kaldıramaz oluyorum.

Mesâfe alanlar gibi gözüktüğüm için Rabbim’den (c.c) Rahmet dostlardan da af dilenirim. "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum" diyen Ali'nin (r.a) molla Râşid'i olsaydım keşke.

Bazen olur ki, kapı aralığından çıkagelecek bir âşinâ olurum. Bazense kalabalıklar arasından sıyrılıp yok olan Nâinâ. Filistin türküsünü çağırırken Afgan'ın hüznü hazin ağlattı mânâ devletimi.

Diyordu ki,

“Ey yüce dost... Kısmet bugüne imiş. Seni her zaman hatırladım. Yemin ederim. Lakin, aylar sonra da olsa yanına gelebildim. İzzet buyur ki iki söz edeyim yine izzetinle.

İlk baharımsın. İlk ağrımsın. İlk çağımsın. İlk defa sende güllendim, gülenlendim ben. İlk ve son defa sende bestelendim, hecelendim. Sen de güftelendim. İlk defa sende yazıldım, ben. İlkim ve sonumsun ey cân...” .

Eftrafa bakacaktım. Kime söyleneceklerdi ? Acaba bana mı? Yoksa bana bakana mı? And olsun ALLAH'a (c.c) ki hesap etmedim. Yetimler hicrânla ağlar öksüz vîrânelerde. Bir inâyet beklerler. Bir kerâmet, bir hikmet, bir beşâret,bir ... bir ... bir...

Bir-bir sayıp gitseler ne olur ki? Yok edilip yakılsalar ne çıkar ki? Mektuplarımın en kıdemli döneminlerini Hz. Hamza'ya (r.a) hakiki mânada ağlayanlar anlarlar. İşte, o muhatablarımın kebiri olarak, hendesesiz, kimyâsız, büyüsüz, cinsiz, insiz, cimsiz, mimsiz ruhlarınıza yazılmıştım ben.

Eskilerde Kâhire özlemim vardı. Şimdi ise ne özlemim kaldı nede gözlemim. Perîşânım… Bıraksınlar nolursunuz ALLAH (c.c) aşkına, nasıl gelirsem geleyim. Pejmürdeliğimden dolayı sakın ola ki beni hor görmesinler.

Zira Hak katında, kalblere kimin vefâlı olduğunu kimseler bilemez. Kimsenin bilemediğini biz nasıl bilebiliriz ki ? Bildiğimizi Farz edelim ki neyi değiştirebiliriz ?

Sizleri tenzih ederim. Sizler ki ilk söz. Siz! Nasıl unutabilirim o cân dostluklarınızı? Hâşâ ve kellâ. Sizler benim ilk Nurumsunuz. ilk gururumsunuz. İlk umurumsunuz. İlk merhametim, ilk bereketim, ilk izzetim.

Sizler benim ilkimsiniz ve sonumsunuz.

Sizleri hayal ederken gözlerim dolamıyorsa vALLAHi kalbim dolup dolup taşıyor. Bazen ağlıyor. Bazen seviniyor. Bazen seviliyor, belki. Bazense gerçekten seviyor.Mîrasımın en büyüğünü sizlere çizmiştim ben. Gelip görünüz ki yolumu şaşırdım. Şaşırmadım belki ama farz gelim şaşırdığıma şaşanlara şaşarım. Hadi çıksınlar işin içinden.

Zamanı geldi, Vefk ilmi siz(ler)de olmalı! Olmalı! Olmalı! Velâkin, sadece siz(d)e kalmalı!

Ortalık şaklabanlarla dolu.

Mânâ sırrını düşman ele veren haindir. Zira ALLAH'ın (c.c) Nazarında, sözlerinde (maddi çıkar için) duramayanlar yalancıdırlar. Hudâ’mız (c.c) sizleri o hainlerden ve şerlerinden muhafaza buyursun.

Yalana tapan vardır. Birde yalana tap(a)mayan ama yalancıya tapan vardır. İşin içinden çıkılır gibi değil!

Sözler vardır haktır ki yalan addedilirler. Ve yine kelimât vardır ki kizzabtır ama hakk addedilirler. Keşke âlim olsaydım sizler gibi. Bâri olamayacaksam , sözlerimin hücceti olsaydım kendimce.

Kerâmet olmasaydı ilkimde ve sonumda asla ve kat'a söylenemezdim ben. Varlığın kerâmeti ilkinde(n) ve sonunda(n)dır. Kerim olan ALLAH (c.c) Kerâmetini o anda varlıkta izhâr eder.

Bu gece perdesiz bakacağım...

Vur Tâcımı! Yık tahtımı! İsminden muammâ! Ellerimizi kaldırmıştık gönül göğümüzün cennetinde,..

Burçlandım ben, bu gece! Ne söylerim ki, yine mi seni kıskandım ?! Ne haram idi, nede mubah idi Aşk'ın, Ezelinden! Mekke'ci ruhum, Sârebân'ı dinliyordum Afganlı'nın edâsıyla.

Yaşlılık çökmüş ölü ruhlara!

Bâd-ı sabâ essede ne ölenler duyar nede öldürülenler! ALLAH (c.c) aşkına bâri ölülere Fatiha okusunlar! Zira ölmeyen Aşk "Lem Yelid ve Lem Yûled" (c.c) Aşk'ıdır... Amin

Aşk bir haykırıştır! Bir tatlı isyândır! Aşk bir beste! Mağrib’ten Meşrik'edir sadası! Alel acele söyleniyordu yukarıda söylenen!

Kırılmalar, çöküntüler, fırtınalar, kasırgalar...

Bir kurşunla yere yıkılanı Aşk mı zannederler?! Haşa ve kellâ! O öyle bir Aşk ki, Hennâ da kimin dilinde olacaktı? Züleyhâ ağlayadursun! Aşk’a yazılanlardan çıkartılanların ruhudur O ....

Yazdıran? Yazan?

Maskesizdi yüzü. Zira "gönül sızıları serenat oluyordu". Şahidim ki en hak yanlarından biriside samimiyeti idi. Şüphenin en küçüğü bile onu canından, yedi yurdundan ederdi!

Hakk'ın İzzetiydi o!

Kitâbında ki îman kadar mustakîmdir, o. Varını ve yoğunu bir çırpıda bitirecek bir asâleti var.Zalime isyanı çetindir! Müslümana imani engindir.Yüze gülerek gelen münâfıklardan nefret eder. İki kuruş etmez varlıklardan dolayı zamanlarca ve defaatlarca"İllALLAH" çekmiştir.

Hastalıklara dûçar olan o ! Zira O Haktır. "Hizmetime mâni her şeye ve herkese isyânımdır!" Secdeler olsun o İlâhi isyana. İşte budur, gönüller âleminde onu Hub kılan... Binlerce Hamd olsun ALLAH'u Zul-Celâl’e (c.c), kemâle erdirdi "iyyâke na'budu ve iyyâke nesta'în"aşk telâkkimizi.

Ey,

Cân âlem, sen doğanda ben ölem. Ey herzaman kalem, sen yazanda ben yok olam. Sen gülende ben ağlayam. Bir bir vuruyorlardı o arada kâinat'ın bağrına! Arz sanki yerler oluyordu çatlıyordu. O anlarda olacak ki gelmiş olanlarını hep birden geleceklermiş gibi selamladım.

Gönül dünyânızın hazin fırtınalar estirdiğini bazen gördükçe, duydukça, okudukça bende azabtan, nazardan, büyüden emin olmak için Mısır’daki Kiptî’ler gibi Türk(ü)lenerek alev alev tütsüleniyordum, harflerinizin esrarında…

Kalbi hakikat olan ve hakikati kalb olan yüce ruh...

Keşke ol muazzam gönlünüz gibi olsaydı gönüllerimiz. Keşke ! Bari hiç olmazsa birer köleniz olsaydık. Kur'an'a yemin olsun. Mâna âleminizde olamasakta Mâna âleminizi hep yakın hissettik.

Dilerim bir gün bende mana âleminizi tanırım, alırım. Hudâ (c.c) bana kuvvet verdikçe kitaplarınızı satır satır okurum. Harf harf kalbime dokurum. Bildim (zannettim) ki, Hubistânın Anadolu sadası imiş göğümde yıldızlanan. Peygamber arkadaşlığıdır Mevlânâ gönüllerin birlikteliği.

Gel derim kelimâtâ gelmez olurlar. Ne söyleyeceğimi bilemez olurum.Yangın yağar ciğerimin en alımlı ânınâ. Söylerim ! Ne söylerim ki? Hasen" ses vardı ki, yer yer gelir fısıldardı, kulaklarımın tizlenmiş makamında dinlettirildiğim zaman.

Söylesinler ALLAH (c.c) aşkına Hz. Muhammed (s.a.v) Aşk ‘ından daha büyük Aşk varsa ! Söyleyip kalmasınlar! Göstersinler ! Kâinâtın bidâyetinden beri büyüyen Hz. Muhammed (s.a.v) Aşkıdır ! Vakit kifâyet ederse, seferî günlüklerimin büyük kısmını sakin ne gelecekten kıskanıp saklasınlar nede geçmişten kurtarıp yaksınlar….

Vucûda gelir her ân. Kilometrelerce suyun altında, güneşin lavına yakın mı yakın yerlerde nice varlıklar yaşıyor ki dünyâ üstündekiler henüz yekvucud o âlemi keşfedemediler. Keşf etmiş olsalar bile henüz bilemediğimiz mahlukları- âlemleri tanıyamamışlardır.

Bu teknoloji öyle harika ki ulaşılmayacağa kadar uzanır eli.

Eski zamanlarda haber bilene, getirene evliyâ veyâ kâhin gözüyle bakılırdı. Şimdi haber getirene hafiyye nazarıyla! Teknoloji varlığın sır perdesini (yarı yarıya) sıyırdı yerinden ! unutulmasın, o teknoloji ağını geride bırakan nice âllâme-i cihânlar vardır ki sayıları saymakla bilinsede sayılamayacak kadar zengindirler.Ruh zenginidir o Nur gönüller.

Şehitler ancak Aşk'ın yamaçlarında gülebilirler. Hubb-i vatan imandandır. Herkesin uğruna ölebileceği bir vatanı var ! Üzülmeyiniz. Size suç isnad eden haindir. Sizi samimiyetsizlikle itham eden samimiyetsizin tâ kendisidir ! Size toz kondurmaya çalışanın , AlimALLAH, cellatı olurum.

Celâletiniz o dîlsizleri küle döndersin. Cinlere cinnet geçirtekecek kadar kalbinizi Hiroşima'dan beter hale getirenleri adam mı sanacaklar ? Yazık olsun onlara!

Perdeler dökülürken gözlerimden, bende devrelerde ciğerimin kanıyla sızıyordum kitaplara. Elimden güç alınıyor gibi mi ?Gönlüme kuvvet veriliyor gibi mi, desem? Öyle bir an oluyor ki geçmişimin ve geleceğimin, -ALLAH (c.c) İnayet ve Kerem gösterirse inşaALLAH-, karar verilme arefesi gibi.

Çetin bir deprem...

Ahir vakitte inzivâ ...” denmiş.Ben Evvel vaktinden beri cebren inzivadayım.Öyle uzaklaşıyorum ki sanki yakînleşiyorum. Elde olmayan bir güç beni herkesten ama herkesten uzak tutmaya mahkum ediyor hala şimdilerde. Hem ki maddeye , dünyalık işlere bakan meselelerden dolayı değil,

mânâya-kalbe - ruha bakan hallerden dolayıdır ırak tutulmam.

Meddi cezirdir kalbimin gözyaşları. Gider ve gelirler yeniden. Ne ayrı kalmak isterler nede hep beraber olmak isterler. Dalgalar estikçe ...

Tarih yazdım, yazılan hâşiyelerime ! Ortalık darmadağınık ! Kutsanmış tarikât'ın kalblerinedir söylenmeye cüret etmiş dilekçelerim.Yeryüzünün bereketi, izzeti, kerâmeti onlardandır. Şüphe etmedim hiçbir göz alımlık ânımda. Cüneyd-i Bağdadî'lerdir onlar.

Onlar harekât mekanizmasının âhir zamanda ki son halkasını oluşturmuş ve yinelerce oluşturacak olanlardır ALLAH'ın (c.c) İnayet ve Keremiyle. İnâyet ve Kerem'den şüphe edenler gelmesin dergâh-ı sââdetime.


“Santur” dediklerini dinliyorum bir Farsın kulağıyla. Kemancıyı davet ettim bir Türkün edâsıyla. Ortalık hazin mi hazin ! Türkçesi darmadağın. Farsçası yangın mı yangın, Arapçası sarmasarım bir nağme ki Abbas İmâdi'nin ağıdıda ne oluyordu ?! Hatası ve sevabı adına ALLAH (c.c) ona Rahmet etsin .

İnsan geriye bir eser bırakamayacaksa vay onun haline ! Halden haledir insanın cebir tecrübesi. İnsan bir cebirdir ! Kimyâdır ! İnsan mânânın akıl elidir. Akif ne güzel söylemişti : “ölen insansa geriye bir eser bırakır. Diğeriyse geriye bir semer bırakır.

“Eğer maddemle bir eser bırakamayacaksam, bâri nolaydı mânây-ı sağîrimle bir eser bıraksaydım"diyorlardı...

Kim diyordu ? Ne diyordu? Yemin ettim hiç bir vefâyı yolda bırakmamaya. Bırakılsam dahi. Dusturum bu. Desturumdur.Yazılamasamda yazacağım. Neye yazılacaktım? Bıraksınlar yorgun kelimelerimin ağıdını, denizlere bir sandal misali... İsteyen yeni kıtaya, isteyen eski kıtaya, kimide gelecek kıtaya atfesin.

En derin mehabbetimle.

Afyoni
        Vazgeçmek kaybetmektir.
Cevapla
#2
Ynt: Lem Yelid Velem Yuled Aşk'ı

Çok uzun ama :(
Bir ara okuyacağım, merak etmiyor değilim ;)
Cevapla


Konuyu Paylaş: 


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
© Powered By MyBB, © 2002-2015 MyBB Group.